30 Ekim 2008 Perşembe

KADERİNE TERKEDİLMİŞ ARILAR

Arıcılık; merak, ilgi ve bilgi isteyen bir iş olduğunu arıcılıkla uğraşan arıcı dostlarım çok iyi bilirler. Atalarımız "Bakarsan bağ, bakmazsan dağ olur" demişler, doğru söylemişler. Arıcı arı gibi çalışkan olmalıdır. Saldım çayıra mevlam kayıra ile bu işler yürümüyor. Bu sözleri yeni arıcılık yapmaya başlayacak arkadaşlarlar için yazıyorum tabi. Arılcılar bilirki arıcılıkta zaman çok önemlidir. Yapılacak işler plan ve proğram dahilinde yapıldığı zaman arılarımız bize yaptığımız hizmetlerin karşılığını kat kat öderler.


Fotoğraflarda gördüğünüz kovan resimleri benim arılıktan değil. Bir ağabeyimiz bu kovanların sahibi geçen sene 10 tane faal kovanı vardı. Bana bakamadığını bakmak için zamanının olmadığını söylemesi üzerine kovanlara bakmıştım ve yapılması gerekenleri kendisine söylemiştim. O da bana kendisinin bunlara bakamayacağını bu kovanları almamı söylemişti. Ben de bir fiyat söyle anlaşalım alayım dedim. Fakat bir fiyat vermeyince sadece al götür dediği için ben de almamıştım. Çünkü 10 adet faal kovan sadece bakımsız dı. Kovanların babasından kaldığını aslında daha fazla olduğunu bakımsızlık yüzünden bu kadar kaldığını anlattı. Sizin anlayacağınız yöremizde kendi kendilerine yaşamlarını sürdürmeye çalışıp hayatta kalmışlar oğul çıkan gitmiş veya orada bulunan boş arısız bir kovana oğul girmiş ve bu güne kadar hayatlarını sürdürmüşler. Kaç kovan kaldı dedim 7 tane fakat 2 tanesi çalışıyor. Diğerlerine arı girip çıkmıyor deyince gidip kovanlara baktım ve fotoğraflarını çektim. Kovanlarda fazlalık olan boş çerçeveleri çıkartarak bölme tahtası koyarak Arıları sıkıştırdım ve çerçevelerin üzerine kek verdim aynı zamanda bu zamana kadar hiç ilaç kullanılmadığını öğrendiğim için varao ilacı yaptım ve üst örtülerini çuval ile kalın bir şekilde kapattım.



Bu kovanları ana arıları için aldım. Bu kışı atlatıp sağ salim bahara çıkartabilirsek çok iyi Baharda onlarla ayrıca özel olarak ilgileneceğim. Çünkü bizim bölgemizin anaarısı bu bölgenin şartlarına uyum sağlamış yerli arı olduğunu iddia etmeyeceğim ama yerli olmasa bile ekotip olmuş bir arı ırkı olduğunu düşündüğüm için kovanları aldım. Hayırlısı.





Varoa ilacı yaptığımın ertesi günü kovan önünde kanatsız bir arı ve kovan önünde varoa ölülelirini gördüm. Hava serin olduğundan açıp içerisini kontrol edemedim. Yanlızca dışarıdan olan görüntü bu.


Faal olan kovanları uçma deliklerini daraltacaktım benden önce onlar kendileri kapatmışlar.





Yukarıda görünen kovanın uçuş deliğini daraltmaya gerek kalmadı baktım, Açık olan büyük taraf tamamen kendileri kapatmışlar.


Dağ tipi uzun bir kovan geçen sene ilk baharda gördüğüm kadarı ile çok güçlü bir kovan dı. Şu an ise arıları tarafından terkedilmiş halde.












İşte arıları ölmüş olan kovanlardan görüntüler. Petek güvesi sarmış petekleri.







29 Ekim 2008 Çarşamba

ARILIĞIMIN BEKÇİLERİ






Arılığımın bekçileri arılık şimdilik güvende sanıyorum.



CUMHURİYET BAYRAMI KUTLU OLSUN

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Törenlerinin yapıldığı sırada Mahmudiye'nin ana caddesinden görünüm. Ortalıkta hiç kimse görünmüyor. Eline bayrağı kapan çoluk çocuk Bayram Kutlama yeri olan Mahmudiye 18 Eylül stadyumunda yerini alarak kutlamalara katılınca, sokaklar böyle bomboş kaldı.

BAYRAKLARI BAYRAK YAPAN, ÜSTÜNDEKİ KANDIR;
EĞER UĞRUNDA ÖLEN VARSA, TOPRAK VATANDIR.

19 Ekim 2008 Pazar

SIKIŞTIRMA TAHTASI


Kovanlarımızda bulunan arısız çerçeveler alınarak, kovanın daraltılması yani sıkıştırılması için alınan çerçevelerden boşalan yere bölgü tahtası koyarak kovanımızda sıkıştırma işlemi yapmak gerekiyor. Bu işlem için çerçeve büyüklüğünde tahtalar koyarak yapıyordum. Bu gün ise bu tahtaların yerine strafordan keserek yaptığım sıkıştırma tahtaları ile değiştirdim.


Straforlar kovanın içine göre keserek arıların straforları delmesini engellemek için naylon gübre çuvallarının içerisine koyarak kovana koydum.




Kovana sıkı sıkıya sokarak, güzelce sıkıştırdım. Çok güzel oldu. Hava bile geçirmez doğrusu, arılarımın soğuktan korumak için yaptım.

Kovandaki sıkıştırma tahtalarını değiştirirken sadece boş olan kısımı açarak yeni yapmış olduğum strafordan yaptığım sıkıştırma tahtalarını koyarak üst bezi kapattım ve üzerine de bir gazete kağıdı koyarak kapağı kapattım. Kışlık balı var, Keklerini de verdim ve sıcak durmaları için sıkıştırma işlemide yapıldı. Gerisi arılara kalmış hayırlısı.

18 Ekim 2008 Cumartesi

SİSLİ SABAHIN GÜNEŞLİ GÜNÜ

Kış yüzünü göstermeye başladı. Yağmurlar başladı, sabahları sis çöküyor, öğle saatlerinde güneşli güzel bir yazdan kalma gün bu günleri biz arıcılar çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Sonbahar bakımı ile ilgili bakımlardaki eksikliklerimizi gidermemiz gerekiyor. Bu günün işini yarına bırakmamak gerekiyor.
Gece ile gündüz arasındaki sıcaklık farklılıkları arttı. Arılığımda son rütuşları yapıyorum. Bundan sonra kovan içi resimleri de yayınlayamacağım gibi fakat son olarak bu gün de yanımda fotoğraf çeken kardeşimiz Berdan'ın sayesinde bir kaç kare alabildik.

Ağustos ayından bu yana kovanlarıma varroa zararlısına karşı mücadele yapıyorum. Bu mücadele değişik ilaçlarla devam ettim. İlk olarak formik asit, karton parçalarına formik asit emdirilerek kovanlara çerçevelerin üzerine koydum, daha sonra etkin maddesi oksalik asit olan Beevital hive clean kullandım, bu arada amitraz içerikli plusmat ve rulovarde kullandım, son olarak da yeni çıkan formik asit jel forbeevar kullanmama rağmen biliyorum ki varroa mücadelesi zor bir mücadele, hala daha kovan tabanında az da olsa varroa ölüleri görüyorum. Bu zararlı ile top yekün mücadele etmek gerekiyor. Sen istediğini yap çevrendekiler yapmadığı zaman sonuç almak çok zor görünüyor.

10 Eylül 2008 de vermiş olduğum kekleri bitirmişler. Diğer arkadaşlar arılarına sadece şurup verirken ben Almanya'da arıcılık yapan Mehmet YÜKSEL beyin bloğunda gördüğüm gibi kekle besleme yapmaya karar verdim. Bende kovanlarıma kek koydum ve bir taraftan da 3 günde bir az az da şurup verdim. Verdiğim şurup günlük olarak 300 - 350 gr geçmez yani. bu şekilde sonbahar beslemesi yaptım. Çok fazla olmamakla beraber, aşağıdaki resimde görüldüğü gibi kapalı göz yavrulu çerçeveler var.


Bu anaarı mahmudiye'de üretiğim ana arılardan, ilk günlerinde hiç beğenmememe rağmen bu gün değiştirecem yarın derken baktım durumu da iyi gidiyor kaldı bu sene. Niçin beğenmedin derseniz bu anaarı diğerlerine göre boyutları küçücüktü, döllenip geldikten sonra biraz anaya benzedi. Ben beğenmedim ama beni utandıracak galiba, şu an 3 çerçeveli kovanını 7 çerçeve getirdi. 7 çerçeveli mecudu da güzel maaşallah.

Bu gün kek takviyesi yaptım. Güçlü koloniler 1 kg. paketler halindeki kekleri bitirmişler. 1 kg. birer paket kek daha verdim, helal olsun onlara durumları güzel gözüküyor. Bahara da güçlü çıkacakları inancındayım. Hayırlısı olsun.

16 Ekim 2008 Perşembe

14 Ekim 2008 Salı

BİRA İÇEN EŞEK ARILARI VE SARICAARILAR

Bu bira şişesini dün arılığıma koydum. Arılığa giderken buldum, atmışlar tamamen biterememişler içinde de az miktarda bira vardı. Öylece götürüp kovanların yanına koydum, MSN sanıyorum geçmişti. Sarıcaarılardan konuşurken bira ile sarhoş et demişlerdi ben de şaka yapılıyor diye gülüp geçmiştim. Arkadaş doğru söylemiş dün koyduğum şişeye bu akşam aldım baktım diğer kurduğum kapanlardan fazla sarıca arı vardı içinde bir kısmı hala canlı şişeye giren çıkamamış, bayağı bir şaşırdım, yayınlamayacaktım fakat dediğim gibi diğer kapanlardan daha fazla yakalanınca yayınlamaya karar verdim.




video

13 Ekim 2008 Pazartesi

BÜYÜK KOVAN

Büyük kovanım bu sene boş duruyordu. İyilik yapmak çok güzel birşey "yap iyiliği at denize" demiş atalarımız. Neyse bu konuya girmeyeyim çok uzun olacak. Bu yukarıda görülen kovan boş durmasın dedik kendi kendimize küçük ruşetlerde bulunan ana arılarımdan birer tanesini alarak onlar için bu kovanı ikiye bölerek iki tane ana arı için 4 er çerçeveli iki kovancık yaptım.

Kovanlara verilen ana arılar yerli arı dediğimiz anaarılar. Resimlerde görüldüğü gibi kovanların girişini bir arı geçebilecek kadar daralttım. Kovanlar zayıf olduğu için savunması kolay olsun diye buna rağmen fotoğraf karesine de girmiş bir tane sarıca arı. Zayıf kovanları duman ediyorlar.




Bu resimler de kovan içinden çekilen resimler. Bu resimler sol taraftaki kovancıktan görüntüler.




Bu anaarı da sol taraftaki kovancığın anası. Genç ve bu senenin anası hiç yerinde duramıyor. Fotoğrafını çok çektim fakat hiç birisi güzel değil en güzellerini yayınlıyorum. Makina bile yetişemedi maaşallah. Devamlı hareket halinde olduğundan ya kafası çıkmıyor yada kolu bacağı.








Bu resimler de Büyük kovanın sol tarafında oluşturmuş olduğum kovancıktan görüntüler. Bu kovancığın arı mevcudu diğerine göre daha iyi dolu dolu 4 çerçeve fakat biraz işçileri tembel olsa gerek ki ana arıyı kafesten çıkaramamışlar. Kafeste hala kek duruyor baktım kafesin dışından besliyorlar. Hemen kafesi açarak ana arıyı çerçevenin üzerine bıraktım.


Bazı arkadaşlarımız şimdi bu zamanda arı mı? bölünür kovan mı yapılır diyorlar şu anda ama ne yaparsın mecburiyet olunca bazen yapılması gerekiyor ve yapılıyor. Önemli olan ana arıları bahara sağ çıkartabilmek. Bu ana arılar küçük ruşet kovan ikiye bölünerek oluşturulmuş olan 5 küçük çerçeveli kovanda ikişer tane duruyordu. Ruşetlerin birer tarafından bu iki anaarı alınarak 10 ar küçük çerçeveli küçük kovancık oluşturdum. Yani ruşette bulunan anaarıların yaşama şansını arttırmaya çalıştım kendi aklımca.


Ruşetten aldığım bu iki anaarı için de kovanlar kontrol edilerek bir kaç kovandan alınan çerçevelerden yapıldı. Arıların birbirine zarar vermemesi için koku kullandım. Ayrıca tarlacı arıların geri gideceğini düşünerek, kovancıkların içerisine her iki tarafa da ikişer adet şurupluk koyarak birisine şurup diğerine de su koydum. Çerçevelerin üzerine de kek koyarak kovanın girişini uçma tahtası ile kapattım. Bu işlemleri geçen perşembe 9 Ekim günü yapmıştım. Bu gün kovanın uçma tahsını açtım ve ilk anda kovanın sağ tarıfından bayağı bir arı çıkarak uçtu ve tabi ki büyük ihtimal kendi kovanlarına gittiler. Giden gider kalan sağlar benim dir diyerek kovanı açarak kontrol ettim. Bu görüntüleri elde ettim.





Kovanın sağ tarafındaki işçi arıların tembelliğinden söz etmiştim galiba yukarıda, işte analarını kafesten çıkartamayan arılar anaarıyı kafesten çıkartıp peteğin üzerine bıraktığım zaman bu görüntüyü oluşturdular.




Gündüz hava sıcaklığı normal güzel olsada geceleri çok soğuk olduğundan kovanlarımızın üzerine kapak altına gazete kağıdı koydum. Daha önce yayınladığım fotoğraflarda görüldüğü gibi arıların suyu buz tutmuştu. Gerçi şu ana kadar bir gün oldu ama önlem almaktan zarar gelmez.











Yeni aldığım sarıca arı ve eşekarısı kapanları kapanların içine en son olarak tavuk ciğeri koydum kapanlar süper iş yapar oldular. Fakat bu arada benim 2 kovan gitti. Eşek arıları kovanın anaarısını öldürüyor, anasız kalan kovan yağma ediliyor. Hayırlısı olan yerde olacak bunlar.









Güzel havayı bulunca kışlık odunlarımızı komşum Yaşar YEŞİL'in motorlu testeresi ile yardıma gelince iş çok kolaylaştı ve çabuk bitti. Kışlık odunla ne alaka arı demeyin geçen sene kara kovan yapmak için içini oyduğum söğüt ağacı da bu sene odun oldu. O kadar da sabırla içini oymuştum fakat olmadı, Ağaçın bir tarafı tamemen çürümüş o yüzden parçalandı ve belli bir bölümü çürük olan bölüm çıkartılınca iş bozuldu, o çürük olan bölüme göre parça hazırlamaya çalışırken, Ihlamur ağacından yapılmışı hediye gelince söğüt ağacının da odun olarak kullanılması karar verdim fakat odun bile olmaz çok çürümüş. Büyük bir bölümü arılara bakım yaparken körükte yakılacak.





Bu arada, Komşum Yaşar YEŞİL' e çok teşekkürler.