27 Ağustos 2008 Çarşamba

KARA KOVAN AÇILDI

Geçen sene 2007 baharında oğul koyduğumuz kara kovan geçen sene birşey yapamamıştı. Kışı çıkar ölür derken Bahara sağ sağlum çıkmıştı. Bu sene için doğrusu çok ümitli idim fakat umduğumuz olmadı.
Kapak açıldığındaki görüntü üst bölümden kapağa kadar gelmiş, alt bölümü daha henüz boş.


Kovanın büyük olması mı? yoksa arının çalışması mı? bilemiyorum kovanı dolduramamış fakat bu kovana oğulu koyduk öyle kendi haline bırakılmıştı. Demekki içindeki arının gücü bu kadarmış, Bu sene oğul konan kara kovanlardan bal sağımı yapıldığı halde benim bu kovanda bal yerine yavru dolu.

Yine de Hacı Ömer ağabey tadımlık küçük parçalar halinde biraz bal aldı.



Kovanı kapatırken son durumu yukarıdaki fotoğraf bu hali ile kapattık. Hayırlısı olsun bu sene bal çok zaten kara kovan balımız da şükürler olsun tadımlık çıktı. Seneye yeni umutlar.

Buradan sonraki resimler de kovanın kapatılmasına ait resimler.




26 Ağustos 2008 Salı

ANA ARILAR GELDİ KOVANLARA VERİLDİ


Bu gün ana arılar Konya'dan geldi. Yolda susamışlar çay tabağından su ikram ettik. Kovanları taşıdığım gün yapılan anasız kovanlara verildi. Hayırlısı sonuç ne olacak.

Hasan KANSIZ, Orhan Gazi İNCİ ve ben arıcı arkadaşlar, Konyadan MNG kargo ile gelen ana arılarımı alarak Mahmudiye ye getiren Orhan Gazi İNCİ arkadaşımıza buradan teşekkür ediyorum. O olmasaydı anaları almak için Eskişehir'e gitmek zorunda kalacaktım, ayağımıza kadar hiç zahmetsiz analar geldi. Teşekkürler.


25 Ağustos 2008 Pazartesi

EVE DÖNÜŞ


Dün akşam kovanlar kaldırıldı. Eve dönüş yapıldı. Bundan sonra arılar elimin altında sonbahar bakımına başlayacağım.

20 Ağustos 2008 Çarşamba

BALCILIK BİTTİ, HOBİMİZ ARICILIĞA DEVAM


İkinci defa bal sağımı için arılığımın bulunduğu yere hareket. Arılarımın bulunduğu yerin yolu çok kötü durumda olduğu için ancak arılarıma ulaşmak için ulaşım aracı olarak traktörü tercih ettim. Çok zaman almasına rağmen yapacak başka bir şey yok yol bozuk araba ile gitmek mümkün görünmüyor. Böyle bir yol tercih ettim.



Kovanlardan bal alırken fotoğraf çekemedim.Çok çabuk ve hızlı hareket etmem gerekiyordu, bu yüzden fotoğraf çekmeye ayıracak zaman yoktu.





Peteklerden alınan sırlar la sır tenekesi doldu.







Bu sene bereketli bir sene oldu beklentilerin üzerinde bir üretim oldu. Sezon başından bu yana olan uğraşlarımın karşılığını fazlası ile aldım Şükürler olsun.



Bu arada anlatmadan gecemeyeceğim Ömer ağabeyim ile arı sohbetleri arasında bu sene çok bal olduğunu birinci sağımdan sonra ikinci sağımda da iyi bal olacağını söylediğim zaman bana hep şu cümleyi söylerdi"NE YAPACAĞIZ BU KADAR BALI" evet böyle derdi. Galiba haklı şükürler olsun yaradana, beklentilerimin üzerinde bir verim olunca ben de kendisine hak veriyorum.


Molalarda közde demlenmiş çay, kendi bostanımızdan topladığımız karpuz ve kavunlar yorgunluk atmamıza yardımcı oldu.


Bu kavun kendiliğinden tarlada yarılmış. Bizim bu yörede bu kavunlara Barebütün denir. İlk önce onlar olgunlaşır, tadı da normal kavundan farklıdır, sulu olmaz, ancak olgun bir muz gibidir. Yerken yanınızda su bulundurmakta da fayda var. Çok değişik bir lezzet. Ortasında çekirdeği yumruk gibi bütün halde çıkıyor.



Hayırlı ile bu sene bal sezonunu çok verimli bir şekilde kapattık. Gelecek sene de inşallah tüm arıcılarımız için verimli olması dileği ile bu günden gelecek senenin hazırlıklarına başlanacak. Yapacak çook iş var.

18 Ağustos 2008 Pazartesi

SARICA ARI (eşekarısı)

Arılarımızın düşmanı olan dolayısı ile bizim de sevmediğimiz sarıca arılar arılıklara yuvalanmaya çalışıyorlar. Yukarıda fotoğrafta görünen sarıca arı yuvası arılığın içinde kovanlara uzaklığı 20 metre yok. En alttaki fotoğrafta ki gibi gizlenmiş bir vaziyette arılıkta sarıca arıların çokluğu dikkatimi çekince aramaya başladım fakat tamamen tesadüf diyebilirim. Aramama rağmen bulamedım dikkatimi çeken sığır kuyruğu diye bilinen bitkinin yeniden çiçeklenmeye başlamasından sonra arılar geliyormu diye incelerken sarıca arı yuvasını buldum.
Tabi ki gerekli işlem yapıldı. Akşam hava kararınca yuvanın içine böcek ilacı sıktım. Bir gün sonra kontrol ettin yine uçar sarıca arılar vardı. Akşam olunca tekrar ilaç uygulaması yaptım. Hergün kontrol ediyorum, bitene kadar ilaç sıkmaya devam.
Yukarıda görüldüğü gibi sığır kuyruğunun yapraklarının altına çok iyi bir şekilde gizlenmiş sarıca arı yuvası öyle ki yağmur yağsa bile yağmur sularının zarar veremeyeceği şekilde yapılmış. Bu sarıca arılar da çok akıllı, her şey düşünülerek yapılmış bir yuva doğrusu.

13 Ağustos 2008 Çarşamba

İLGİNÇ OLAY

Arılığımın yanında bulunan çok eskiden ahıl (Koyunların barınağı) olarak kullanılan bu binanın önünde bulunan topraktan yapılmış ocakta çalışırken yorulduğumuzda yakılan odunlarla çay demleyip yorgunluğumuzu giderdik.
Bizim çay demlediğimiz çaydanlıkta akşam üzeri ilginç görüntüler oluştu. Denliğin altındaki bölüme su kaynattığımız bölüme yani çaydanlığın ağızından arılar giriyordu. İlgimi çekti ne yapıyor bu arılar diye baktım her halde su alıyorlar diye düşünmüştüm.


Arılar kovana çalışır gibi delikten giriyorlardı. Denliğiği kaldırıp baktığımda aşağıda fotoğrafta göreceğiniz gibi içeride su olduğu için giren suya düşüyor, çaydanlığı alıp hemen suyunu boşalttım. tekrar eski yerine koydum. Akşam olmak üzere idi, arılar kovana çalışır gibi çaydanlığa toplanmaya başladılar


Rüzgar çıkıp çaydanlığı devirmesin diye demliğin üzerine tuğla parçası koydum. Ertesi gün tekrar kontrol etmek üzere oradan ayrıldım.
Yakında bir sürü kovan olmasına rağmen neden çaydanlık?
Bu arılar benim evin bahçesinde bulunan kovanlardan, traktörün kasasında bal almak için kullandığım kovanlarda bulunan bal kokusundan dolayı erken saatte kasaya doluşan arılar olduğnu tahmin ediyorum. Ben arılığa gelirken kasada gelen arılar, arılığın mesafesinin 12 km. olduğunu düşünersek tabi geri kovanlarına dönemediler, kendilerine sığınacak yer için de arılıkta bulunan kovanlara girmemelerinin nedeni ise sanıyorum bu arılar kara kovanın arıları çünkü çaydanlığın deliğinden içeriye giriyorlardı. Bir başka arıyı da elimle alarak çaydanlığın deliğine kadar getirmeme rağmen içeriye girmedi. Bir sonraki gün ise arılığa gittiğimde ilk yaptığım iş çaydanlığı kontrol etmek oldu. Fakat arılar kendilerine yeni bir yer bulmak için gitmişlerdi. Bir gün önce oluşturulan salkım yoktu.

ODUN ATEŞİNDE ÇAY