14 Mart 2011 Pazartesi

SARICAKAYA GEZİSİ

13 Mart günü sarıcakaya'ya gitmekiçin hazırlık yaptım. Daha önceden söz vermiş olduğum safura (yabani akasya) tohumlarını götürecektim. Hem de benim için bir gezi olacaktı. Orman İdaresinde görevli olan arıcı arkadaşımız, Mehmet Emin Bey'i arayarak oraya geleceğimi, söz verdiğim ağaç tohumlarını getireceğimi telefonda söyledim. Kendisinin Eskişehirde olduğunu söylemesi üzerine Eskişehir'de buluşalım, Seni de oraya götürürüm dedim. Kendisinin de M.Akif Bey ile birlikte gideceğini söylemesi üzerine buluştuk. Benim arabayı Eskişehirde bırakarak tek araba ile Onur Bey'i de alarak Sarıcakaya'ya hareket ettik.


Arıcılar buluşunca, konu hep arı olur. Koyu bir sohbete dalınca, bir ara fotoğraf makenesi aklımıza geldi. Gidiş yolunda aracın içerisinden fotoğraflar çekmeye başladım. Yol boyunca yoğum bir kar mevcuttu.




Yukarıdaki resim Onur Bey onu da aşılamışlar. Kendisine kovan almış M.Akif Bey ile birlikte arılarla meşgul oluyor. Öyle ki daha bırakamaz.




Karlı yollar geçildi. Maaşallah güzel kar yağmış.







Yoldaki kar görüntüleri kaybolunca Sarıcakaya' yaklaştığımız belli oluyor.


Çay bahçesine oturduk çayları söyledik, çaylar geldi. Arkasından da arıcılar geldi. Bir anda aşağıdaki gibi gibi olduk.





Çaylar içilirken kısa bir sohbetten sonra arılığın yolunu tuttuk.


Mehmet Emin Bey'in arılığı. Temiz ve düzenli.



Arka planda görülen beyaz kovanlar M.Akif Beyi'in arılığı.



M.Akif Bey ve Onur Bey araçta bekliyor. M.Emin Bey arılığından gerekli malzemeleri alıyor.



Bu arada çevrede bulunan kayalıkların fotoğraflarını çekiyorum. Karlı tepeler görünüyor.


M.Akif Bey'in arılığı uzaktan görüntü.





Arılara bakım hazırlıkları yapılıyor. Son sigara molası. M.Akif bey'in kovanları bu sene ilk defa açılacak. Sonbaharda kapatıp bırakmış öyle duruyor. Kovanlar kontrol edilecek, varoaya karşı ilaçlanacak.


Kovanlar açıldı gerekli bakımlar ve varoa için ilaç yapıldı. Maaşallah kovanlar çok güzel. Kış kayıbı yok. Bir kovanın anasını göremedik, ana kaybetmiş olabilir. Bunu kayıp olarak yazarsak bir adet o da nazarlık olsun.









Fotoğraf çekmeyi aklımıza bile gelmedi, bir an önce işleri bitirmek gerekiyordu. Son kovanda aklımıza geldi. Bu kovan içi görüntüleri Onur Bey'in kovanından.








Geri dönüş yolunda, M.Akif Bey'in arkadaşının oğlu Muhammed bizi el sallayarak uğurladı.



Pazartesi günü de bizim Mahmudiye arılıkta kovanların önlerinde hala kar var. Hava güzel arılar polen getiriyor, ama nereden?

Yerdeki bu küçük çiçeklere konuyor arılar, ben su aldığı sandım ama eğilip baktığımda çok yakından çekilmiş olan bu küçük çiçeklere konduğunu gördüm. Çiçekler o kadar küçük ki yürürken çiçekler farkedilmiyor bile.




Minik çiçeklerin büyütülmüş hali. Güzel bir görüntüleri var.







Yarından sonra karlar erir sanıyorum, hava durumu havaların iyileşeceğini belirtiyor. Kar kalkınca yeniden canlanır çiçekler açar.


2 yorum:

taskın dedi ki...

selamlar
bunyamın bey
mart 15 de arı açan gerçek arıcıdır
diğerleri arıcı adayıdır
başarılar

muratakın dedi ki...

Bünyamin Bey:

"Horoz ölünce gözü çöplükte olur" gibi.

Sakara bir gittin mi tadını unutamıyorsun, insanı hep çekiyor.