26 Temmuz 2010 Pazartesi

KARA KOVAN-STRAFOR KUTULAR

Karakovanının dışından ve içinden görüntüler.






İçeriden çekilen görüntüler. Bakalım kışa yetişeceklermi. Besleme yapılmadan bu duruma geldi. Karakovanda köprü denilen bölüme kadar petek astılar. Bu günlerde nektar akımı güzel, biraz daha aşağıya kadar petekleri örebilirlerse, kışı geçirirler. Yoksa işleri zor görünüyor.

Aslında köprüden sonraki boşluğu doldurarak sıkıştırırsam işleri biraz kolaylaşır diye düşünüyorum. Kendi haline bıraktık kara kovan olmasının özelliği de burada ortaya çıkıyor zaten herhangi bir besleme yapmamak gerekiyor.


Bu resimler strafor kutulardan çekilmiş fotolar. Fotoğraf çekilirken makinanın ön kapak yarım açılmış, o yüzden kenarlarda siyahlıklar çıkmış. Makina zaten arızalındı kafasına göre çekiyor fotoları, çünkü ekran kırılmış durumda görmeden çekiyoruz fotoları. Miadını doldurdu en kısa zamanda yenilenecek inşallah.

Bu kutularda anaarıları kışlattım, geçen kış. Kayıpsız olarak bahara çıktı hepsi. Bu iki kutuyu bahara çıktıklarında mevcutları fazla değildi. o yüzden bu iki kutuyu aktarmamıştım. Mevcut çoğalınca da resimlerde görüldüğü gibi içeriden straforu genişletmeye kalkmışlar. Dışarıdan görülen delikler, aslında arılı iken hiç belli değildi. Kutuları aktarınca kenarında tutunca parmaklar içeriye girdi. hem straforu yemişler sanra da yukarıdaki foto da görüldüğü gibi petek örerek kapatmışlar. Hata benim tabi zamanında aktarma yapılmış olanlar da her hangi bir olumsuzluk yok. Bu sene de kullanılabilir. Yanlız bu iki kutu kullanılmaz durumda.





Daha sonra aynı çerçeve ölçülerinde ahşap kutulara aktarıldı. Kış geçip bahara çıkar çıkmaz, strafor kutular güçlenmesine müsade edilmeden hemen aktarma yapılması gerekiyor. Bunu da notlarımız arasına aldık. Yada ahşap kutularda kışlama yapılacak. Ahşap ve strafor kutulardaki ana arılar kayıpsız bahara çıkması, önümüzdeki yıllarda da anaarılar kışlatılarak erken ilkbaharda kullanılması, avantajını değerlendirmek istiyorum. Tabiiki fazla anaarılarımız elimizde kalırsa.

KANDİL MESAJI

TÜM DOSTLARIN BERAAT KANDİLİNİ KUTLAR, SAYGILAR SUNARIM.

25 Temmuz 2010 Pazar

AYÇİÇEK TARLASI

Ayçiçek tarlasından görüntüler, ayçiçek balı doldurulmuş bir çerçeve. Aşağıdaki resmi görülen kovandan çıkarttım. Rutin kontroller yapıldı.



Kemal Can, Özdemir Bey'in oğlu, okul tatil olduğu için, bu yaşta tarlalarda geziyor. Babasının arkasından ayrılmıyor, Hayırlısı.















Baba oğul, Ayçiçek tarlasında, Bu sene ayçiçekler güzel yüzler gülecek inşallah.

22 Temmuz 2010 Perşembe

BAHÇE GÜZELLEŞTİ

Bahçe güzelleşti çiçekler açmaya başladı. Bahçede kalan kovanlar da nektar gelmeye başladığı için onlar da biraz abartmışlar.



Bu kovanlardan bir beklentim olmadığı için, ayçiçeğine de götürmedim. Ana kutularında kışlayan ana arıların kovanları, yerleri dar gelmeye başlayınca normal kovanlara aktardım. İki çerçevesini yanyana bağlanınca normal çerçeve büyüklüğünde oluyor. İyi birer kovan oldular. Bu fotoğrafta görünen kovan bala yetişmedi. Gelecek seneye inşallah.


Dalaklar temizlenerek bir çerçeve verildi. İlerleyen zamanda küçük çerçeveler alınarak küçük ruşetlerde, yine ana arı kışlatmayı düşünüyorum.

Dalakları sallamışlar, bu sene bayağı bir sıkıntılı dönem geçirdik. Nihayet nektar gelmeye başladı, arılar hareketlendi.

Bu kovan ayarı kaçırmış anlaşılan. Örtü bezine yapmış olduğu bu dalak kesilerek çerçeve bağladım ve kovanına verdim.




Arıcı arkadaşımın göndermiş olduğu çiçek tohumları, yeşillendiler ve çiçek açmaya başladılar.

Bahçemde yetişen salatalıklar, biraz şekilsiz ama tadı güzel. Doğal, organik tamamen ilaçsız ve gübresiz yetiştiler.


Bu böceğin adını bilmiyorum gece uçabiliyor. Karanlıkta otururken evimin balkonuna geldi. Aslında sürü halinde geziyorlar gibi, gelen böcekler 3-4 tane vardı. En net çıkan foto bu çok değişik bir böcek.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

MANZARA GÜZEL


Manzara çok güzel ova altın sarısı. Bu bölüm yağlık ayçiçeği, tamamına yakını açmış, durumda.

Özdemir YİĞİT Ayçiçeğinin sahibi, yağlık ve çitlemelik olmak üzere, iki çeşit ayçiçeği ekmiş. Arılarımı polinizasyonda kullanmak üzere kovanlarımı ayçiçek tarlasına taşıdı. Daha ayçiçek ektiği günden bu güne ısrarla arılı kovan istemesi üzerine, kovanlarımı onun tarlasına taşıdım. Sağolsun taşıma masraflarını kendisi üstlendi. Daha doğrusu arabasını ve adamlarını kovanların taşınmasında kullandı.


Bu elemanlar Özdemir Bey'in elemanları kendilerine yardımlarından dolayı teşekkür ediyorum.



Bu bölüm çitlemelik ay çiçeği henüz daha yüzde onluk bir bölümü çiçeklenmiş, yüzde doksanlık bölümü daha çiçek açmamış durumda.


Arılarıa yer beğenirken şuraya mı buraya mı derken, en sonunda tarlanın göbeğine su kuyusunun çevresine yerleştirdim. Tek sıra ip gibi olmasa da çok güzel oldu. arıların su alabilmesi için sürekli musluk açık vaziyette bırakılıyor, tarla sahibi tarafından. Pazartesi günü akşama indirdik arıyı bu fotoğraflar bu gün çekildi. Arılar şaşırmış gibi kendilerini çiçek tarlasının göbeğinde buldular, hadi hayırlısı.


Sonuçları hep birlikte göreceğiz inşallah.

8 Temmuz 2010 Perşembe

KANDİL MESAJI

MİRAÇ KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN

15 Haziran 2010 Salı

ARILARDA YER DEĞİŞİKLİĞİ

Nihayet toparlanmaya başladım. 14 Haziran da arılığa getirmiş olduğum arıların videosunu yayınladım. Bu arıları 31 Mayıs'ta bahçeden alarak yakın arılığa taşımak için yakın bir köye götürmüştüm. Geri dönüşüm 14 gün sonra olmasına rağmen, eski yerlerini unutmamışlar. Daha önce bir arkadaşımızın (Kıvırcık Bayram) arılarında böyle bir tecrübe yaşamıştık. Kötü bir tecrübe olmuştu, kitaplarda yazılanlar çizilenler hepsi doğru olmuyor. Tecrübe çok farklı bir şey, yazılanlarda hep 72 saat sonra arı eski yerini unutacağı yönünde. Yani üç gün sonunda unutacağı yazıyor. Bayram arkadaşımızın arıları 7 gün sonunda getirdiğimiz halde, eski yerlerini bulmuşlardı. Büyük zarar görmüştü arkadaşımız. Bu nedenle bende aynı duruma düşmemek için yer de müsait olunda 14 gün bıraktım ve 14 gün sonunda yine tarlacı arılar eski yerlerini buldular ve oraya toplandılar. Bu da demek oluyor ki yakın mesafelerde yer değişikliği erken ilkbahar ve geç sonbahar haricinde değiştirmemek veya uzun süreli kalarak eski meraya geldiğinde yine eski yerlerini bulduklarından, bekleme süresinin daha uzun tutularak mevcut tarlacı arıların ömürlerini tamamladıktan sonra yeni tarlacıların zaten eski yeri bilmediklerinden böyle bir sorun olmayacaktır. Zaten ömrü bitmek olan arılar fakat yine de insanı düşündürüyor. Polen sepetlerini dolduran, nektarı yüklenen arılar eski yerine taşıyorlar. Bunların hepsi bir kovandan değil tabii ki, orta yere konan kovanı hepsi sahiplendi, birbirleri ile hiç sürtüşmeden çalışmaya devam ediyorlar. Kovan koyarak onlara bir yuva temin ettik sayılır burada ömürlerini doldursunlar bakalım.

10 Haziran 2010 Perşembe

YAĞIŞLAR DEVAM EDİYOR

Geçen hafta sonu Pazar günü yağan sağnak yağmur ve sonrasında dolu yağması, sonucunda her yer göle döndü. Yağış süresi toplam 15-20 dakika sürdü her taraf sular seller oldu. Bu şiddetli yağışlar çok görülen yağış şekli değil bizim buralarda. Çiftçi arkadaşların sohbetlerinden anladığım kadarı ile tarlalarda çok miktarda zarar olduğunu söylüyorlar. Arpa tarlarının ve ayçiçek tarlalarında meydana gelen hasarları anlatıyorlar. Hayırlısı

Yağışın ardından Belediye ekipleri humalı bir çalışma içerisinde kapanan yerler açılıyor. İtfaiye su basan evlerden suları çekti. Yeni yağışlar için de tahliye kanalları açıldı.



Bu gün biraz güneş çıkınca arılar yavru uçurmaya başladılar.


Yavru uçuran kovanlar dan görüntüler.


Bu da başka bir güzellik, yağmurdan sonra açılmış, tüm güzelliğini sergiliyor.

Bu çalışmalar da arılığımın yanından geçen Seyidi suyu deresinin temizlenme çalışmaları, bu gün son süratle devam ediyor. İş makinası operatörü Ramazan Bey pür dikkat işini yapıyor.



Derenin içerisinde bulunan sazlar ve batak çamuru temizleniyor. Temizlenen bölümde suyun akışı biraz daha hızlı akmaya başlıyor. Göz ile farkedilebiliyor.


Derenin kenarında karga yavrusu, nedendir bilemiyorum uçamadı otların arasından elimle koymuş gibi yakalandı bana, biraz sevdim daha sonra bıraktım otların arasına. Daha sonra baktım yoktu, herhalde uçmayı başardı.



Bunlar da kısa da olsa videolarım.

29 Mayıs 2010 Cumartesi

SÜPRİZ ZİYARET

Murat AKIN hocam; süpriz ve kısa bir ziyaret de olsa, arılığımızı ve beni onurlandırdı. Sağolsun, Trakya'dan gelip ziyaret etmesi güzel bir şey dostluk böyle olur, hatırlanmak güzel. Bahçemde 112 İbrahim ve Murat hocam ile uzun uzun arı ve arıcılık üzerine sohbet yaptık.

İki arılığı gezdikten sonra behçemde bulunan kovanlar da görücüye çıktı. Teftiş olumlu geçmiştir inşallah.

112 ibrahim, Murat AKIN hovam ve ben günün anısına bu kare alındı.

21 Mayıs 2010 Cuma

ARICILIKTA SIKINTILI GÜNLER

Akasyalar geçmiş yıllarda olduğu gibi az da olsa çiçek açtı, hava şartları yüzünden arılarımız gerektiği kadar yararlanamıyor. Havalar bir türlü düzene girmedi. Arıcılık yönünden de sıkıntılı günler yaşıyoruz.
Bu gün çektiğim yavru uçuşu, bu fotoğrafın ardından yani 15-20dk. sonra yağmur yağmaya başladı. Akşam olduğunda hala yağmur yağıyordu. Sabah erken sağatlerinden itibaren, arılarımız da günü iyi kullanmak adına fırsat bulduğunda hemen dışarı çıkıyorlar.

Kat verdiğimiz bir kovan, Boş kalan yerleri doldurmaya çalışıyor.